iki gönlün birliği, minimalist düğün..

bu yazı, minimalist bir evlilik sürecinde ne yapmanız gerektiğini anlatmayacak.. 
neler yaptığınızı görmeniz yeterli..



flört evresi: daha ikinci buluşmada onunla evlenmeyi kafana koymuşsundur.. hatta bu karar için buluşmayı bile beklememiş, arkadaşından aldığın referanslarla vermişsindir hükmünü, kırmışsındır kalemi.. mesleği tam seninkine göre (öğretmen olsa süper olur).. ailesiyle ailen kesin anlaşacak.. aynı topraklardansınız.. herşeyin uyuşuyor olması ne kadar uyuşturacak sizi düşünmezsiniz hiç ama sanırım o doğru insan.. evlenip üremekten daha büyük bir gayeye sahip olmadığından bugüne kadar yaptığın en doğru iş olacak bu eylem.. hadi maskeni tak, senin de onun için ideal üreme partneri olduğunu göster ona.. işinde çok iyisin.. ahlaklısın.. sadıksın.. süpersin.. hayatın boyunca herşeyin en iyisini sen yaptın yapmaya devam ediyorsun.. maaşın fena diil.. ailenin sahip oldukları daha da iyi.. sana ev bile almışlar bi an önce evlenebil diye.. konuyu evliliğe getirmelisin artık çok uzatmadan.. yoksa maske çok eğreti durmaya başlıyor, sen bile inanmıyorsun bazen.. evlilik teklifini nasıl yapacağını planla.. en orjinalinden olsun ama marjinalleşmeden.. kumsala yaz mesela, ya da tribünde pankart açtırt “benimle evlenir misin” diye imla kuralsızlığıyla.. hatta emir kipi kullan “benimle evlen” diye.. en azından bi orta halli tek taşın olmalı.. yoksa zor işin.. öyle ya, arkadaşlarına ne gösterecek sonuçta.. sevgini temsil etmiyor mu aldığın taşın karat ı.. çok karat, çok aşk.. bi akşam yemeğinde olsun bu teklif.. şaraplı falan hem de.. alkol almıyorsanız kebapçıda da olabilir.. zaten hazır duman altı, daha romantik.. ne yap et, ikna et onu senin ideal eş/üreyici olduğuna..

aile tanışması evresi:  evet dedi bi kere kocaman taşı görünce.. arkadaşlarının süzgecinden de geçtin facebook profilindeki fotoğraflarınla.. sırada ailesi.. bi akşam daveti.. herkes kendine kıyafet seçer ruhlarına ait olmayan şeyleri giymek için.. ve demini almamış çay eşliğinde gürültülü bir gece.. kızın evine yeni bardaklar kahvaltı takımları alınmıştır.. kalabalık gelinir, herkes karşısındakine egosunu satmaya çalışır.. kim kimden daha üste çıkarsa o kazanır.. bizim aile sizin aileyi döver kavgası.. paralar kapışır, olmayan zekalar kapışır, eğitimler, olanaklar, oturulan sitenin güvenlik imkanları, arabanın beygiri, tatilde gidilen sahil kenarları, uçak maceraları, gavur memleket hatıraları.. hepsi kapışır.. zor da olsa gece son bulur.. artık herkes ikna olmuştur bunlar bi an önce üremeliler diye.. tez zamanda kellesi vurula, kız istene..

kız isteme/söz evresi:  tanışmada giyilen kıyafetler yeniden giyilir.. bu yıl ikinci kez giyiyorsun onları.. laf olmasın diye yeni bi bluz ya da kravat fena olmaz ama.. ne o öyle görmemişler gibi hep aynı şeyimi giyeceksin.. yine aynı üste çıkma sohbetleri ve kutsal emir-kavil dialoğu ile artık dünya alem onaylamıştır çiftleşebileceğinizi.. yetmez ama bu sözlü onay.. elaleme de göstermeliyiz.. gelsin yüzükler.. iki tane beyaz altın, içlerinde isimlerin elyazısı ile yazıldığı, işlemeli yüzük.. hemen fotoğraflanmalı, asosyal medyada paylaşılmalı.. yüzlerce beğeni almalı, bir o kadar da insan çatlatmalı, “kimse almaz seni” diyenlerden.. tuzlu kahve ile damat aşağılanmalı.. garibimin dereyi geçmeden ayı dayı ayrımını yapabilmesinin getirdiği tecavüzden zevk alma sessizliği.. ve tüm bu curcunada metalaştırılarak aşağılandığının farkında olmayan kadın..

nişan evresi:  artık göbek atma zamanı.. herkes yeni kıyafetler almıştır.. ee ne de olsa, toplumsal onaydan geçmiş bir çift var artık, rahatça çiftetelli oynanabilir.. kuaför icadı kızılötesi saçlar, elbiseden dışarı fırlayan et parçaları, berberin kestiği kirli sakal, eğreti duran bir kravat.. ve tabiki “neşeli günler” in Ziya sı için yaldızlı nikah şekeri.. 

ev eşyası evresi:  hep beraber alışveriş çılgınlığı.. bir ev de olmazsa olmaz yüzbin parçalı yemek takımı, oturma grupları, iki adet tv, tv leri koymak için tv ünitesi, üniteyi koymak için halılar, etrafı için çiçekli böcekli süs eşyaları, hayatı boyunca büyük yemek masasında yemek yememiş olmasına rağmen kocaman yemek masası, aynalı bişeyler, takımları koymak için ayrı bir aynalı mobilya, beyaz eşya, sarı eşya, yeşil eşya, pembe eşya.. hepsinden dahası, ruh karası bir ev.. ne yürünecek ne de nefes alınacak yer bırakılmaz 135 metrakarelik rezidansta.. misafirliğe gelenler ne der sonra eksik olursa herhangi bir şey yeni evli objesi listesinden.. 

kına evresi:  erkek giremez.. biz kız kıza oynayacağız.. türbanlar çıkar, deli gibi oynanır.. kına töreni vardır, gelin ağlatılır yüksek yüksek tepelerde.. erkek tarafının kadınları kadın tarafının kadınlarına kalça tokuşturur terli terli.. limonata karşılar vücutların su eksikliğini.. 

düğün evresi: en uzun kısım da bu işte.. 
simlendirilmiş davetiyelerle kimi davet etsem sorunsalı..
damadın olmayan sakalını kesen damat berberi..
gelin kuaförü.. seni 25-30 yıllık halinle ilgisi olmayan bir şekle sokan çok konuşan insan..
gelinin arkadaşlarının saç kesimleri.. hepside kardeş gibi.. ne çok benziyorlar birbirlerine..
avrupadan alınma gelinlik (muhtemelen merter üretimi)
bitpazarından damat kıyafeti, muhtemel papyonlu..
araba süslemesi.. araba çiçekcisi.. arabanın önünü kesen çocukları ezmek için sağlam tampon.. aynı çocuklara içi boş zarf..
düğün fotoğrafçısı.. eski model üstü açık arabada ve parke taşlı köy mahallesinde çekimi yapılan, gelinle damatın yüzlerinin görünmediği estetik bozması fotoğraflar.. 
paket fiyatlı düğün salonu.. eğer gelin tarafı posta koymayı başarabilmişse, bir otel salonu.. 
az yakınlar nikah kısmına.. çok yakınlar düğün kısmına.. gelin damat her iki tarafa..
gelin evden çıkarken komşunun oğluna haraç.. kuzene haraç.. abiye haraç.. aman kızımıza iyi bak tenbihleri eşliğinde..
burnundan soluyan terli bir damat.. trafikte tek şeridi kapatıp kornaya basan eşkiyamsı enişte, komşu bakkal, kanki.. gürültülü bir egzoz..
çiftin favori şarkısı ve yüzlerce çift gözün önünde ilk dans eşliğinde çiftin birbirlerine ne kadar yakıştığının cümle aleme gösterilmesi.. hiç bitmeyen gelin incelemesi.. damadı incelemez ama kimse..
iki tarafta ikişerden toplam dört tane alev çıkaran meşalemsi şeyler.. 
yedi katlı düğün pastası.. lezzetsiz kremşanti ile doldurulmuş pandispanyamsı şey.. incili beyaz çikolata desenli.. pastayı kesemeyen bıçak, haraççı düğün salonu pasta kesicisi.. 
düğün salonu fotoğrafçısı.. çevredeki yüzlerce ayfona rağmen elinde flaşı kendini aydınlatamayan 350d makineyle insanları fotoğraflamaya çalışan genç.. 
belediye başkan vekili (herkes milletvekili, bakan bulamıyor düğününe).. iyi gün kötü gün geyiğini okumak zorunda olan devlet memuru.. ve seçimi aile içi kriz çıkarmaktan başka bir işe yaramayan şahit onayları.. devlet de onaylamıştır artık çiftleşebileceğinizi.. eski yüzüklerin çıkarılıp yeniden takılması.. romantik kırmızı kurdela.. 
ve kutsal an.. tüm bu zahmetlerin tek sebebi.. takı töreni.. damat tarafı ile gelin tarafının en büyük çekişmesi.. kurbanlık gibi boyunlarından aşağı yeşil dolarlar sarkan iki zavallı.. alın şu parayı da kendinize bulaşık makinesi falan alın bakışları atan misafirler..
imamlar bahşişsiz mi kalsın dercesine, tanrıyla hiçbir işi olmamış insanların imam önünde tanrıdan çiftleşme meşrutiyeti almaları..

balayı: muhtemelen birbirini hiç tanımayan iki insanın beraber tatil yapmak zorunda kalması.. 

düğünden sonra 2. yıl: bu kadar masrafın altından kalkabilmek için bankadan alınan kredinin ödenmesi için gereken süre..

düğünden sonra 3.yıl: artık üreme zamanı, ailelerin gözleri kapıda üreyebilme kabiliyetleriniz tartıyorlar.. nesilleriniz devamı kurtaracak ya dünyayı.. üreyin..

düğünden sonra 4.yıl: banka kredisi alınarak ev alma zamanı.. son 5 yılda biriktirdiğiniz her kuruşu peşinata sayıp, üzerine 250bin tl krediyle alınan evin on yıllık geri ödeme projesi..

düğünden sonra 6.yıl: tekrar üreme zamanı.. bi kardeş gerek yavrucağa.. dünyayı daha çok kurtarmalı..

düğünden sonra 24.yıl: ilk çocuğu bu yazının başında başlayan kısırdöngüye sokmak..
…….
…….
…….



insan.. 
sanırım sahip olunan tek ömre daha “ben”ci bi yaşam sığdırmalı, hayvansal üreme içgüdüsü dışında.. 





(bu yazıda geçen karakter ve olayların gerçek kişilerle büyük bir ilgisi vardır..)


6 Responses
  1. Adsız

    yazım, imla kurallarına uyarak daha sade ve anlaşılır anlatım için biraz özen göstermelisiniz. unutmayın fikirleriniz aktarabildiğiniz kadar anlaşılır.

  2. fikirlerimin, evren nezdinde herhangi bir hükmü yok.. aktarılabilme amacı yok.. anlaşılma derdi yok..
    imla yok..
    kural yok..
    anlatım yok..
    hatta yazı yok.. ben yok..

    üzgünüm..
    ama olayı hiç anlamamışsınız..

Yorum yaz

%d blogcu bunu beğendi: