Paralı dergi yoktur, parasız akademisyen vardır..

Geçtiğimiz günlerde YÖK bir karar aldı.

Yağmacı “predatory” dergilerde yayımlanan bilimsel makaleler, akademik yükseltmelerde dikkate alınmayacakmış.

Ve de gururla ilave ettiler; “Türkiye; akademik yükseltmeler için dergilerde para karşılığı yayımlanan makalelerin kullanılmasına “dur” diyen ilk ülkeler arasında yer aldı”.

Akademik çevrelerde de sıklıkla duyduğum bir laf bu “paralı dergi” olayı. Bilim kültürü olmayan bir akademik dünyanın kendi kendini kandırması gibi geliyor bana.

SORU: Hangi dergiler “paralı dergi”dir..?

Cevap; HEPSİ..

Parasız dergi diye bişey yoktur. Bu para toplama işini iki yolla sağlayabiliyor dergiler.

i. Günümüzde sıklıkla kullanılan yöntem, dergiye paranın doğrudan yazarlar tarafından nakit olarak ödenmesi.

ii. İkinci yöntem ise insanların “bedava” olarak düşündüğü, aslında eserinizin üçüncü şahıslara satılıp paraya çevrilmesi için dergilere hibe edilmesidir.

Bir eser ortaya koyuyorsunuz, onu ve tüm kullanım-dağıtım haklarını dergiye (yayınevine) devrediyorsunuz, o da onu satıyor. Siz bile yazının pdf sini indirmek istediğinizde sizden para istiyor. Bireylere 30-50-80 USD, üniversite kütüphanelerine binlerce dolar karşılığında satıyor.

İki yöntem de paralı yani, birinde sizin cebinizden para çıkıyor, diğerinde başkalarının.

“Paralı” diye adlandırılan dergilerin en iyi yanı; “open access” yani açık erişim olması. İnterneti olan herkes eserinizi okuyabiliyor. Aslında o dergiye ödediğiniz para da bunun için.

Büyük dergilerde yok mu peki bu paralı “open access” olayı. Opsiyon olarak tabiki de var. Tıp dergilerinden birkaç örnek;

JAMA Surgery; 5000 USD

Academic Pediatrics; 3000 USD

American Journal of Emergency Medicine; 2550 USD

American Journal of Ophthalmology; 3600 USD

Cancer Cell; 5200 USD

Cell; 5200 USD

Clinics in Plastic Surgery; 3000 USD

Bu parayı bu dergilere de ödeyebilirsiniz. Bu şekilde “open access” yayınlamak ne o dergiyi küçültür, ne de sizin eserinizi. Keşke paramız olsa da her eserimizi “open access” yayınlatabilsek.

Bu “paralı dergi” konseptinin bu kadar odak noktası olmasının nedeni nedir peki?

Kişisel fikrim şudur ki; olay tamamen pasta paylaşımı.

Kütüphaneciler-dergi-eser sahibi arasındaki gelir-gider dengelerinin net sonucu.

Oncotarget örneği var mesela. 2010 dan beri “open access” olarak yayın yapan ve 2017 yılına kadar önemli başarılar elde etmiş bir dergi.

2014-2016 arasındaki Web of Science Impact faktörü sırasıyla 6.359, 5.008, 5.168.

Gayet başarılı. O yüzden “Web of Science” tarafından 2017 yılında “yükselen star” olarak seçilen birkaç dergiden biri.

2

Scopus ratinglerinde ilk sırada ve geride bıraktığı dergiler bi hayli kıymetli dergiler.

1

Sonra bişeyler oluyor (takip ettiğim kadarıyla dergi yönetimi de neler olup bittiği konusunda bir yanıt alamıyor). Dergi önce Web of Science dan sonra PubMed indeksinden çıkarılıyor. “Beall’s list” olarak bilinen ve “predatory” dergileri yayınlayan bir listeye alınıyor. Artık o kötü bir dergi.

Kapitalist yeni dünya düzenindeki garip dengelerden biri bu “paralı dergi” kavramı.

Bilimsel kültürü olgunlaşmamış topluluklarda, bilgi-tecrübe sahibi olunmadan fikir sahibi olunması, YÖK gibi saygın olması beklenen kurumların da hata yapmasına neden oluyor.

Onların hatası, “predatory” dergi tanımını yapmak değil, “akademik teşvik” kavramını üretmekti. Sadece dergi değil, “predatory” kongrelerden de kurtulmak istiyorsa “akademik teşvik” kavramını kaldırsın, insanlar araştırmalarını bilimsel amaçlarla yapsınlar. Akademisyenini teşvik etmek istiyorsan, yaşam koşullarını düzelt. Ve hatta akademisyenlerine “open access” yayın yapabilmesi için destek ol.

Sadece teşvik değil aynı zamanda akademik yükseltmelerde kullanılan “yayın” kriterini de rahatlıkla kaldırabilirsin. Çin örneğini değil, ABD, İngiltere gibi hatta Kore gibi bilimsel geçerliliğini kanıtlamış ülkelerin modellerini kullan.

Özetle;

* Parasız dergi diye birşey yoktur.

* Akademisyeni değerli yapan, eserinin dünya üzerindeki etkisidir (H indeksi değil bu, onun yanılsamaları için de ayrı bir yazı yazabilirim)..

* Yaşasın herkesin okuyabildiği bilim (#supportopenaccess)..

Yararlanılan kaynaklar:

  1. https://www.medimagazin.com.tr/hekim/genel/tr-yagmaci-dergi-yayinlari-akademik-yukseltmelerde-kullanilamayacak-2-12-80784.html
  2. Libraries against scientists: Oncotarget’s lesson. Blagosklonny MV. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29464014
  3. https://www.aje.com/arc/understanding-submission-and-publication-fees/
  4. https://beallslist.weebly.com/standalone-journals.html

Yorum yaz